ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, petrol fiyatlarını son altı ayın en yüksek seviyesine taşırken; piyasalar olası bir askeri çatışmanın veya kritik ticaret rotalarının kapanmasının küresel enerji arzında yaratacağı dalgalanmalara odaklanmış durumda.
· İran'ın Üretim Kapasitesi: 1970'lerin ortasında küresel ham petrol üretiminin yüzde 10'undan fazlasını karşılayan İran, günümüzde yaptırımların ve azalan yatırımların etkisiyle günde yaklaşık 3,3 milyon varil üreterek küresel arzın yüzde 3'ünü oluşturuyor. Mevcut durumda OPEC içinde en büyük dördüncü üretici konumunda bulunuyor.
· En Büyük Alıcı Çin: İran, uluslararası yaptırımlar karşısında ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ını büyük indirimlerle Çin'e satıyor. Bu ticaret, büyük oranda "karanlık filo" olarak adlandırılan yaşlı tankerler aracılığıyla yapılıyor ve ocak ayı itibarıyla günlük 1,25 milyon varile ulaştı.
· Kritik Geçit Hürmüz Boğazı: Piyasalar için asıl büyük risk, dünya deniz yoluyla taşınan petrolünün yaklaşık dörtte birinin (günde yaklaşık 16,5 milyon varil) geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanma ihtimalidir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri sahip oldukları boru hatlarıyla bu dar geçidi kısmen bypass edebilme kapasitesine sahip olsa da, boğazın kapanması Asya'ya yönelik enerji akışını ciddi şekilde sekteye uğratacaktır.
· Petrolün İran Ekonomisindeki Yeri: Çeşitlendirme çabalarına rağmen petrol sektörü, 2023 yılında İran'ın GSYH büyümesine yaklaşık 2 yüzde puan katkı sağladı. Ülke sadece kasım ayında, varil başına 45 dolarlık indirimli fiyattan (nakliye ve diğer maliyetler düşüldükten sonra) yaklaşık 2,7 milyar dolar gelir elde etti. Ancak ABD'nin "maksimum baskı" politikası ve indirimli Rus petrolüyle yaşanan rekabet, Tahran'ın petrol gelirleri üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
