Hafta sonu boyunca sürdürülen mesajlaşmalara rağmen ABD ile İran arasında kayda değer bir ilerleme sağlanıp sağlanmadığı belirsizliğini korudu; İsrail ise Hizbullah'ın saldırılarını yoğunlaştırması üzerine son dönemin en geniş çaplı Lübnan operasyonunu gerçekleştirdi.
Trump, önerilen anlaşmanın "İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını" açıkça belirttiğini vurgularken nükleer programın askıya alınması ve Hürmüz'ün "uluslararası su yolu olarak tamamen eski durumuna getirilmesi" taleplerini yineledi. Devrim Muhafızları'na yakın Tasnim ajansı ise her iki tarafın da değişiklik önerileri sunmaya devam ettiğini ancak bu değişikliklerin nihayetinde "anlaşmanın çökmesine yol açabileceğine" dikkat çekti. İran Dışişleri Bakanı Araghchi, "Kesin bir sonuca varılana kadar yargıda bulunmak mümkün değil" dedi.
Lübnan cephesinde ABD Dışişleri Bakanı Rubio, Lübnan Cumhurbaşkanı Aoun ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile ayrı ayrı görüşerek yeni ateşkes girişimini desteklemeye çalıştı. ABD ilk adım olarak Hizbullah'ın tüm saldırıları durdurmasını ve İsrail'in Beyrut'ta gerilimi tırmandırmaktan kaçınmasını önerdi.
