ING Başekonomisti Brzeski, Avrupa'daki rekor sıcak hava dalgalarının "sessizce bir hava durumu olayı olmaktan çıkıp yapısal bir makroekonomik değişkene dönüştüğünü" belirterek "Termometreler ekonomide öncü bir gösterge haline geldi" değerlendirmesini yaptı.
Brzeski, Almanya'nın serin iklime göre tasarlanmış altyapısı, konut stoku ve inşaat-lojistik sektörleri nedeniyle 2030'a kadar sıcaklığa bağlı kümülatif kayıplarda Avrupa üçüncüsü olmasının beklendiğini aktardı. Sadece düşen iş gücü verimliliği nedeniyle kıta genelinde üretim çıktısında yüzde 0,3-0,5 kayıp yaşandığı, Güney ve Orta Avrupa'da bu kaybın yüzde 1'i aştığı belirlendi.
Allianz Trade'in analizine göre Almanya 2026-2030 döneminde 131 milyar dolarlık kümülatif GSYH kaybı riskiyle karşı karşıya; Fransa'da bu risk 240 milyar dolara, İtalya'da 147 milyar dolara, İspanya'da 120 milyar dolara ulaşabilir. Mannheim Üniversitesi-ECB ortak raporuna göre 2025 yazındaki kuraklık, sel ve sıcak dalgaları kıta ekonomisinde yüzde 0,3'lük üretim kaybına yol açtı; bu birikimli hasarın 2029'a kadar yüzde 0,8'e ulaşabileceği öngörülüyor. ECB tahminlerine göre aşırı sıcaklar gıda enflasyonunu 0,4-0,9 puan yukarı çekiyor; bu stagflasyonist etkinin gelecek 30 yılda iki katına çıkabileceği uyarısı yapıldı. Dünya Bankası'nın Ocak 2026 raporu da Almanya'yı 2030'a kadar Avrupa'da sıcaklık kaynaklı kayıplarda üçüncü sıraya yerleştiriyor.
